Uluslararasi Calismalar

  • Günümüzde "sürdürülebilir" enerji kaynakları araştırılarak ve geliştirilerek, doğal kaynakların korunması ve çevre üzerinde insan faktörünün verdiği hasarların hem azaltılmasını hem de telafi edilmesine çalışmaktadır.
  • 1987 yılında Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonunca hazırlanan Brundtland Raporu, sürdürülebilir kalkınma ile "yoksulluğun ortadan kaldırılmasını, doğal kaynaklardan elde edilen yararın dağılımında eşitliğin sağlanmasını, ve çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesini" sürdürülebilir kalkınma ilkesi ile doğrudan ilişkilendirmiştir.
  • 2000 yılında kabul edilen "Birleşmiş Milletler Binyıl Kalkınma Hedefleri" arasında da, 2015 yılına kadar gerçekleştirilmesi öngörülen hedefler arasında, aşırı yoksulluk ve açlıkla mücadele, çocuk ölümlerinin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması konuları yer almıştır.
  • 2002 yılında Johannesburg'de gerçekleştirilen "Dünya Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi"nde ise, bu hedefleri gerçekleştirmek için bir uygulama planı ortaya konuldu. Bu Uygulama Planı, 2015 yılına kadar dünyada açlık çeken insanların sayısının yarı yarıya azaltılmasını ve temiz içme suyundan mahrum kalan insanların sayısının da yine aynı tarihe kadar yarı yarıya azaltılmasını, biyolojik çeşitliliğin yok olma hızında önemli bir azalma sağlanması, hidrolik enerji dahil fosil yakıt ve yenilebilir enerji teknolojilerinin devreye sokulması gibi enerji çeşitlendirmesini içermekteydi.
  • Biyoteknoloji, biyomimikri, biyomühendislik gibi bilim dalları sayesinde, artık tüm bu sorunlara kalıcı çözümler üretmek mümkün olmuştur. Dünyada açlık çeken, temiz suya ulaşamayan insanların sayısını bu bilim dalları sayesinde değil 2015 yılına kadar yarı yarıya azaltmak, hemen yarına bu sorunların tamamını ortadan kaldırmak artık mümkündür.
  • Doğa, çok istikrarlı, planlı ve yüksek kalite ekipmanlar kullanarak çalışan koca bir üretim tesisidir. Bu tesisin her bir fabrikasının tüm çalışanları, yiyecek ve içecek bulabildiği gibi, temiz suya da hepsinin erişimi bulunmaktadır. Her tesisin, enerji ihtiyacı vardır; doğada kullanılan enerji kaynakları ise tüm insan üretimi enerji çözümlerinden çok daha verimlidir.
  • Yanlızca bir tane hücredeki, tek bir mitokondrinin ürettiği enerji dünyadaki tüm nükleer enerji santrallerinin sağladığı enerjiden daha fazladır ve alan olarak kapladığı yer son derece ufak olmasına karşın enerjisi hiç bitmediğinden gerçek bir sürdürülebilir enerji kaynağıdır.
  • Tüm bitkiler, fotosentez yaparken, şeker üretirler. Ürettikleri şeker, dünyadaki tüm şeker fabrikalarından daha yüksek kalitede ve üretimleri daha yüksek verimliliğe sahip olmasına karşın, şeker fabrikalarının aksine tek bir atık bile dışarıya bırakmazlar. Fotosentezi tam anlamıyla taklit edebilmeyi başardığımızda, dünyadaki tüm gıda sorunu ortadan bir anda kalkacaktır.
  • Biyoteknoloji, nanoteknoloki, biyomimikri ve biyomühendislik alanında yapılan çalışmalar bu anlamda çok önemlidir. Ancak sadece bu bilim dallarına yatırım yapmak ve bu bilim dallarında akademisyenler yetiştirmek yeterli değil; toplumun her kesiminden, her yaş ve meslek grubundan kitleleri bu bilim dallarını sundukları imkanlar hakkında bilgilendirmek, yeni vizyon sahibi nesiller yetiştirmek ve geniş vizyon sahibi bir sosyal bilinç oluşturmak zaruridir.
  • Bu amaçla, dünyanın tüm ülkelerinde gönüllülük prensibi dahilinde, Doğa Bilimleri Derneği, uzun yıllardır konferanslar organize etmektedir. 6 ülkede açılan temsilcilikleri ile büyüyen Dernek, her gün yeni bir ülkedeki bilinç ve duyarlılık sahibi kimselerden, kendi ülkelerinde temsilcilik açma başvuruları almaktadır. Açılan temsilciliklerin hiçbirinden merkez şubesinin maddi bir kazancı olmaması ile birlikte, tüm uluslararası faaliyetlerin denetlenmesinden, organizasyonundan, ve Doğa Bilimleri Derneği kalite ve standartları dahilinde gerçekleştirilmesinden merkez şube sorumludur.
  • Not: Temsilcilik için başvurmak isteyenlerin, ofisimizle irtibata geçmeleri ya da iletişim bölümünden bize ulaşmaları rica olunur.
Yukarı
  • Sosyal Ağlarımız